Haz.13

Microsoft Linkedin’i satın alıyor peki sonrası?

Hepimizin tabiri ile koskoca bir dev  olan Microsoft, iş bazlı profesyonel sosyal ağ olan Linkedin’i satın alıyor hemde 26.2 milyar dolara alıyor.

Ödemenin tamamı nakit olacak şekilde, hisse başına 196 dolar ödenecekmiş. Anlaşma ise 2 yıl içinde imzalanacakmış.

Peki Microsoft neden Linkedin’i değerinden %49.5  daha fazla fiyat ödeyerek satın alıyor. Nasıl bir strateji izleyecek bunlar merak konusu..

Microsoft’un açıklamasına göre Linkedin, özerk olarak marka ismini, kültürünü ve bağımsızlığını koruyacakmış ve şu andaki  CEO’su Jeff Weiner görevini yapmaya devam edecekmiş, bu satın alınma tarzı bana  Facebook’un Whatsapp’ı satın aldığı dönemi hatırlattı.

Linkedin, Twitter hesabından yaptığı açıklamasında, Microsoft ve Linkedin, profesyoneller ve kurumları kuvvetlendirmek için güçlerini birleştiriyor dedi.

 

Peki bu satın alma neye işaret? Neler olacak herkes bi tahmin yürütüyor ama bi açıklama mevcut bu konuda,

 

Microsoft CEO’su Satya Nadella açıklamasında Linkedin sosyal ağının gerçek bir platform olarak Microsoft Office’e entegre edileceğini duyurdu. Office programı bilgisayar başında belirli bir işi tamamlamaya çalıştığınızı anladığı zaman, Linkedin tıpkı sarı sayfalar gibi davranarak size işinizi yapacak kişiyi önerecek.

Benim anlayabildiğim kadarıyla internette yaptığımız iş ile alakalı tamamlanması gereken kısımlar için işçi aradığımızı anladığı an bize elimizdeki işi yapabilecek örnek işçiler önerecek gibi duruyor.

Boyacı arasak dahi Microsoft bize yaşadığımız alanda çalışan yada çalışabilecek boya ustalarını önerecek gibi duruyor.

Bu durum gerçek olursa eğer Microsoft, Google ve Facebook’a ciddi anlamda rakip olacak.

Şu anda sadece tahmin yürütmekten başka bir şey yapamayız, olacakları bekleyip hep birlikte göreceğiz, umarım Linkedin’i Microsoft’un aldığına pişman olacağımız bir sonuç çıkmaz ortaya..

 

Teknoloji Dünyası

May.19

Aylar sonra web dünyası

Evet evet, aylardır yazmıyorum, şimdi bir sürü bahane sunabilirim şu yüzden yazmadım, şu oldu, başımdan şu olay geçti, şu işle meşguldüm falan filan art arda sıralayıp hem kendimi hem de seni kandırabilirim.

Blogumla ilgilenmediğim süre zarfında yeni öğrenmiş olduğum bir söz ile bu konuyu netleştirmek istiyorum, bir işi gerçekten yapacaksan, hiçbir bahanenin arkasına saklanma..

Kısacası gerçekten yazmak istemediğim için aylardır suskun bir halde blogum..

Yazmamak üzerine çok yazdım ve bana bile sıkıcı geldi artık 🙂

Peki neyden bahsedeceğim bu yazıda ona değinmek istiyorum;

Şu sıralar web tasarım dünyası üzerine dikkatimi çeken  gelişmekte olan web tasarım trendlerini ve web sitenizde nereye odaklanmanız gerektiğini ayrıntılı bir şekilde kullanıcı deneyiminin, web sitesi optimizasyonunun, web site tasarımının en güncel istatistiklerinden ve bilgilerinden bazılarını senle beraber inceleyim;

Genel web tasarımı istatistikleri

  1. İçeriği okumak için 15 dk verildiğinde, insanların 2/3’ü düz bir şeyden ziyade güzel tasarlanmış bir yazıyı okumayı tercih ediyor. (1)
  2. İnsanların % 39’u eğer bir web sitesinin resimleri yüklenmiyorsa veya yüklenmesi uzun zaman alıyorsa o web sitesi ilgisini çekmiyor. (1)
  3. İnsanların % 51’i “kapsamlı iletişim bilgileri”nin bir çok şirketin web sitesindeki en önemli eksiklik olduğunu düşünüyor. (2)
  4. İnsanların % 38’i bir web sitesinin eğer içerik/düzen’i itici ise o web sitesini kullanmayı bırakıyor. (1)
  5. İnsanların % 44’ü web sitesinin eğer iletişim bilgisi veya telefon numarası yer almıyorsa o web sitesini ziyaret etmeyi bırakıyor. (2)

Website optimizasyon istatistikleri

  1. Aralık 2013 ile Aralık 2015 arasında tabletten internet kullanım oranı % 30büyümüştür. (3)
  2. Aralık 2013 ile Aralık 2015 arasında akıllı telefondan internet kullanım oranı% 78 büyümüştür. (3)
  3. Aralık 2013 ile Aralık 2015 arasında masaüstü bilgisayardan internet kullanımı % 1 düşüş yaşamıştır. (3)
  4. Mobil cihazlardaki hesapların neredeyse her 3 dakikanın 2 dakikası online olarak harcıyor. (3)
  5. Yetişkinlerin % 13’ü yanlız mobil aracılığı ile internete erişiyor. %11 ise sadece masaüstü bilgisayar üzerinden internete erişmektedir. (3)
  6. Akıllı telefon ve tablet sahiplerinin % 40’ı cihazlarından B2B ürünlerin araştırmasını yapıyor. (2)

Kullanılırlık ve kullanıcı deneyimi tasarımı istatistikleri

  1. Web site ziyaretçilerinin % 47’si, web sitesinde herhangi bir bölüme bakmadan önce şirketin ürünleri/hizmetleri sayfasını ziyaret etmektedir. (2)
  2. Ziyaretçilerin % 86’sı şirketin ürünleri/hizmetleri ile alakalı bilgileri şirket web sitesinin ana sayfasında görmek istiyor. (2)
  3. Ziyaretçilerin % 64’ü şirketin iletişim bilgilerini anasayfada görmek istiyor. (2)
  4. Ziyaretçilerin % 52’si anasayfada “Hakkımızda” kısmını görmek istiyor. (2)
  5. Yönlendirme sitesi üzerinden şirketin web sitesine ulaşan ziyaretçilerin % 50’si onları yönlendirmesi için navigasyon menüsü görmek istiyor. (2)
  6. Yönlendirme sitesi yoluyla şirketin web sitesine ulaşan ziyaretçilerin % 36’sı anasayfaya dönmek için şirketin logosuna tıklamak istiyor. (2)

 

 

Bu makale sizlere sunulmadan önce bu kaynak dan ve bu kaynak dan yararlanılmıştır.

Teknoloji Dünyası

Oca.09

Nasıl websitesi sahibi olunur?

2000’li yılların başında bir web sitesi sahibi olabilmek için en temel seviyede bile olsa HTML kod bilgisine sahip olmak gerekiyordu. Zamanla gelişen yazılım dilleri web sitelerini daha görsel hale getirdi, ayrıca gelişen web programlama dilleri sayesinde web sitesi sahibi olabilmek için kod bilgisinede gerek kalmadı. Tabii kendinize özgü bir web sitesi sahibi olmak istiyorsanız ya web programcılığını öğrenmelisiniz yada paraya kıyıp bu işi profesyonelce yapan şirketlerle veya  freelance olarak çalışan yazılım uzmanları ile irtibata geçmeniz gerekiyor.

Tabii ki artık daha önceden de bahsettiğimiz gelişen web programlama dilleri sayesinde kod bilgisi ya da domain ve hosting masrafı dışında bir meblağ harcamadan da web sitesi sahibi olabilirsiniz.

websitesiPeki nasıl ?

Ücretsiz web sitesi sahibi nasıl olacağınızı anlatmaya başlamadan önce domain ve hosting terimlerini de açıklamamız gerekiyor sanki;  Domain nedir ? Domain (alan adı), internette yer almak için sahip olmamız gereken kimlikdir. Yani alan adları web sitemizin adı ve adresidir. Bu adres olmadan ziyaretçiler sitemize ulaşamazlar.. Mesela benim kişisel blogumun alan adı www.azizsimsek.com.tr

Hosting veya Barındırma, bir web sitesinde yayınlanmak istenen sayfaların, resimlerin veya dokümanların internet kullanıcıları tarafından erişebileceği bir bilgisayarda tutulmasıdır.

İnternette site yayınlamak için özel olarak üretilmiş, internet omurgasına çok hızlı bağlantısı olan, yüzlerce kullanıcıya aynı anda hizmet verebilecek bir bilgisayarda (sunucuda) yayınlamak istediği dosyaların saklanması gerekir. Web sitesine ait dosyaları saklayan ve internet kullanıcılarının erişimine sunan bu bilgisayarlara web sunucusu (web server), bu veri saklama ve yayınlama işlemine de web hosting denir.

Domain ve Hosting alarak web sitenizi hazır web scriptleri ile de kurabilirsiniz. Hazır scriptlere örnek verecek olursak da wordpress, joomla, mybb vb. Elbette bunlar için biraz olsun teknik bilgiye ihtiyacınız olacaktır.

Kardeşim benim hiçbir bilgim yok ama bir web sitem olsun derseniz de bunun içinde çözümler hazır. Hatta tek kuruş harcamadan web sitesi sahibi olursunuz, bunlar içinde blogger.com yada wordpress.com adreslerini kullanabilirsiniz. Bu sistemler size adınız.blogger.com yada adınız.wordpress.com şeklinde bir alan adını verirler. Bu alan adını verdikleri yetmezmiş gibi birde size hazır  kurulmuş teması olan web sitenizi tek tuşla açabilirsiniz.. Tabii herkese aynı tasarımları sundukları için pek cazip gelmeyebilir öncelikle ama internette bulabileceğiniz milyonlarca temayı kullanarak size özel bir web sitesinin sahibi olabilirsiniz. Ama en başında bu sistemlere üye olmanız gerekiyor, tabi üyeliğin ücretsiz olduğunuz söylemeye gerek bile duymuyoruz.

İşte bu kadar kolay ! Ama lütfen unutmayın bir heyecanla kurduğunuz web sitesi, sanal ortamı çöplük haline getiren web sitelerine benzemesin, özgün içerikten mahrum bırakmayın sitenizi…

Ben blog yazabiliyorum ama teknik kısımdan anlamıyorum diyorsanız iletişim bölümünden mail gönderebilirsiniz.

Teknoloji Dünyası

Ara.28

Teknoloji Kölesi İnsanlar Olmayın!

Sabah kalktık, hazırlandık, sokağa attık kendimizi. İșe gitmek için metroya bindik. Boş bir yer bulduk oturduk. Canımız sıkıldı telefonumuzu çıkardık. Çevremize baktık. Herkesin elinde iPhone’lar Galaxy’ler Lumia’lar HTC’ler.. Üstünde düzgün kıyafeti, sırtında düzgün montu olmayan gençlerin yaşlıların elinde iPhone..

Elindeki Galaxy’nin işlevlerini, özelliklerini adam akıllı bilmeyen bir amca hırsla ‘Angry Birds‘ oynuyor. O an kafasındaki tek şey domuzları yok etmek. Sorsan çoğunun kontörü yok, -8 de kullanıyor telefonu. Maksat hava atıcak bi iPhone’um var diye. Daha orta okulu bitirmemiș çocukların ellerinde kafaları kadar telefonlar.. Babasına yalvar yakar, ağlaya ağlaya aldırdıkları telefonlar, 24 taksitle aldırdıkları telefonlar…

teknolojiEvlere bakıyoruz. Gelirini elektriğe, suya, doğal gaza ve buzdolabını az çok doldurmaya anca yetiren bi ailenin evinde interneti eksik olmuyor. Oturma odasına gidiyoruz. Büyük ekran televizyonumuz da eksik değil tabi ki. İnsanların elindeki teknolojik imkanlar ile birbirine hava attığı bu devirde bu tür tablolar görmeye alıșmıșızdır. Durmaksızın çıkan telefon, bilgisayar, televizyon vb. modelleri arasında boğulan dar gelirli aileler..

Toplumdaki maymun iştah sonucunda bu ürünleri almaya itilen insanlar. Elindeki dandik fenerli telefondan dolayı arkadaş çevresi içinde kendini ezik hisseden gençler.. Teknolojinin esiri olmuş bir toplum.. Ardı ardına çıkan ürünler sonucu insanlar ne alacağını şaşırıyor. Örneğin bir telefon çıkıyor. O an piyasanın en iyi telefonu diye çıkan bu telefonu Xşahsı alıyor. Aynı şirket bu telefondan daha iyi olduğunu söyleyerek ve tekrar piyasanın en iyi telefonu olduğunu iddaa ederek 1 yıl sonra bir telefon daha sürüyor piyasaya.

Öncekinden farkı bir iki ghz daha hızlı işlemci, üç beş megapixel daha iyi bir kamera, parmak izi okuyucusu, göz takibi vb gibi hayat kurtaran(!) özellikler. X şahsı da ‘Aaa bu en iyisiymiș, o zaman bunu alayım, daha elimdeki telin arka planındaki uygulamaları bile kapatmasını bilmiyorum. Ama bu telefon daha iyi, almazsam insanlar beni ezer. Ihihi‘ diye telefonu alıyor. Ve seneye bir telefon daha çıkarıyor aynı şirket. Daha iyi olduğunu iddaa ediyor. X şahsı yine alıyor.. Bunun sonu yok. Ve insanlar buna gözü kör şekilde aldanıyor.

Gereksiz yere bir sürü para israf ediliyor, havaya saçılıyor. Mutlu olanlar ise müşterileri aptal yerine koyan şirketler oluyor. Bu ticari bir taktik. Sanıyor musunuz ki o şirket o üç beş megapikseli, parmak izi okuyucusunu vb. bir yıl önceki çıkardığı cihaza ekleyemezdi ? Çok daha iyisini yapardı. Ama bi anda elindekinin en iyisini tek cihazda toplarsa, sonraki sene ne satacak? Milleti nasıl mal yerine koyacak?

smarttvSmart TV saçmalığı mesela ? Bir televizyonun internete bağlanmasını sağlamayı yıllar önce yapamazlar mıydı sizce? Çok rahat yaparlardı. Ama baktılar insanlar artık bilgisayarları kullanıyor film veya dizi izlemek için. Hemen bu işi sürdüler piyasaya. Millet de ‘Aaa televizyondan internete giricem. Bütün gün telefondan ve bilgisayardan girdiğim yetmiyor. Akşam televizyondan da gireyim. Feysbuka falan da girerim. Milletin saçma durumlarını kocaman ekranımla okurum. Ihihuhihi.‘ diye saldırıyor bu ‘Smart TV‘ lere.

Düşünsenize belki ıșınlanmayı buldular ama duyurmuyorlar. Neden ? O kadar araba firması, uçak firmaları, havayolu şirketleri, ulaşım şirketleri çok büyük darbe yer de ondan dolayı. Bulunmuş olsa bile kullandırmazlar. Bunların hepsi insanların maymun iştahlarını kendilerine karşı kullanılması. Zararlı çıkan yine bizleriz. Teknolojinin kölesi olmayalım. Teknolojik aletler mi bizi kullanıyor, biz mi onları kullanıyoruz dikkat edelim.

 

Not: Yazıyı severek takip ettiğim Enes İlhan’ın blogunda gördüm ve yazıya düştüğü not itibarı ile bu yazının Facebook üzerinde paylaşıldığını bildiririm ama bu yazının altına bende imzamı atarım.Kölesi olmadan kullanalım bu teknolojiyi..

Teknoloji Dünyası

Ara.13

Güneş Enerjisi Panelleri Sınır Tanımıyor

Bu güneş panellerinde enerjiden fazlası var, Yeni nesil güneş panelleri çatılarla sınırlı kalmıyor, bisiklet yolları ve park alanları gibi pek çok alternatif alana yayılıyor.

Güneş enerjisi yaygınlaştıkça, çatılarda kullanılan klasik güneş panellerinin yerini farklı alternatifler alıyor. Yeni nesil panellerin ortak özelliğiyse, enerji üretiminden farklı ek faydalar da sağlamaları. Son bir yıl içinde dünyanın farklı köşelerinde rastladığımız güneş enerjisi projeleri kimi zaman su kanallarını koruyor kimi zaman bisiklet yollarını aydınlatıyor.

• Yeldeğirmeni geleneğini rüzgar güllerine taşıyan Hollanda, yenilenebilir enerji hedeflerini gerçekleştirirken güneşi de atlamıyor. Bu konuda oldukça yenilikçi bir yaklaşım deneyen ülke, çatılara güneş paneli yerleştirmektense, bisiklet yollarından güneş enerjisi elde etmeyi deniyor. Krommenie’de başlatılan pilot uygulamada, hem kırılmayacak kadar sağlam hem de güneş ışınlarını algılayabilecek kadar saydam olan özel bir kaplama malzemesi kullanılıyor. Yaklaşık 70 metrelik yolun maliyeti 3,75 milyon dolar olduğu için proje finansal anlamda biraz iddialı görünüyor. Bununla beraber her yenilenebilir enerji projesi gibi, bisiklet yolu da ürettiği enerjiyle kendini yavaş da olsa amorti etmeye başlıyor.

gunes-enerjisi-panelleri-sinir-tanimiyor (2)
• Güneş enerjisi panellerini bisiklet yoluna uygulayan tek ülke Hollanda değil. Güney Kore de bu yıl başlattığı bir projeyle bisikletlerin kullandığı bir yolun zemininde değil ama çatısında güneş paneli kullanıyor. Daejon ve Sejong arasındaki otobanın orta bölümünde yer alan 32 kilometrelik bisiklet yolunun üzerine yerleştirilen güneş panelleri hem enerji üretilmesini sağlıyor hem de bisikletlileri güneşten ve yağmurdan koruyor.

• Paneller için bisiklet yollarından sonraki duraksa otoparklar. Bu konuda son dönemin en çok dikkat çeken projelerinden Solar Roadways, “Amerika’da günün büyük kısmında güneş ışınlarına maruz kalan yaklaşık 2 milyar otomobil park alanından güneş enerjisi üretilebilir mi?” sorusunun cevabını arıyor. Sekiz yıldır çalışan proje geliştiricileri, kurşun geçirmez cama benzeyen bir malzeme kullanıyor. Yüzeyi strüklü şekilde üretilen temperli cam, ısındıkça buzlu yüzeyleri eriterek yol güvenliğine de katkı sağlıyor. Ayrıca özel ışıklandırmalarla şeritler oluşturabiliyor, sensörler sayesinde yoldan geçen yayalar konusunda önceden sürücüyü uyarabiliyor. Tüm bu nedenlerden dolayı, otoparklar için geliştirilen malzeme otoyollar için de büyük bir potansiyel barındırıyor. Proje, tüm bunları gerçekleştirebilmek için öncelikle Indiegogo’daki 1 milyon dolarlık hedefine ulaşmaya çalışıyor.

gunes-enerjisi-panelleri-sinir-tanimiyor (3)
• Tabii ki güneş enerjisinden katma değer yaratmak için her zaman bu kadar büyük yeniliklere ihtiyaç duyulmuyor. Klasik güneş panellerinin farklı mekanlarda kullanılması da önemli farklar yaratabiliyor. Örneğin Hindistan, büyüyen enerji ihtiyacını güneş enerjisiyle karşılamak için sulama kanallarının üzerini güneş panelleriyle kaplıyor. Böylece hem yenilenebilir enerji üretiliyor hem ülkedeki yüksek sıcaklık değerleri nedeniyle kanallardaki suyun buharlaşması önleniyor hem de tarım arazilerine yerleştirilmeyen güneş panelleri sayesinde fazladan yer işgal edilmeyerek tarımsal üretim korunuyor.

• Güneş panellerinin kapladığı geniş alanlar için sunulan diğer bir çözümse dar alanları değerlendirmenin ustası Japonya’dan geliyor. Japonya, güneş enerjisi tarlalarını kullanılmayan golf sahalarına kuruyor. Ağaç ve dolayısıyla gölge olmayan bu alanlar yüksek oranda güneş ışınına maruz kalıyor. Proje hem güneş enerjisi üretiminin artması hem de aşırı su tüketimi nedeniyle eleştirilen golf sahalarının sürdürülebilir şekilde dönüştürülmesi için örnek oluşturuyor.

Cam yüzeylerin güneş enerjisi üretmesini sağlayacak teknolojik gelişmelerle veya sadece panellerin yerini değiştiren daha pratik yeniliklerle, dünyada her geçen gün daha fazla kişi yüzünü güneşe dönüyor, güneşin sonsuz enerjisinden faydalanıyor.

gunes-enerjisi-panelleri-sinir-tanimiyor (1)

Bu yazı Dünya gazetesinin TSKB katkısıyla hazırlanan Sürdürülebilir Vizyon köşesinde yayımlanmıştır.

Teknoloji Dünyası

Ara.01

Yapay zeka insanlığın sonunu getirirse?

Yapay zekanın insanlığının sonunu ne zaman getireceği konusunda herkes bi şeyler söylemekte, böyle bir konuya el atıp değerlendirmek benim boyumu aşar lakin sadece fikirlerimi beyan etmek için klavyemin tuşlarına dokunmaya başladım.

Yapay Zekanın tanımını yapmakla ne olduğunu anlatmakla başlamayacağım, çünkü yapay zekanın ne olduğunu neleri kapsadığını bilmeyen bir kişi için yapay zeka şu anda iki üç cümleyle anlatılacak bir konu değil.Bilgi edinmek isteyenler için Yapay Zeka Nedir?

Yapay zeka alanındaki gelişmeler hem dünyada yakın gelecekte yaşanması beklenen “yeni” sanayi devriminin ipuçlarını veriyor hem de bir çok kişiyi endişelendiriyor. Temel endişe sebebi, gittikçe akıllanan robotik sistemlerin bir gün “kontrolden çıkma” potansiyeli. Hızla ilerleyen çalışmalara bakıldığında bunu anlamak da mümkün zira her geçen gün bilişsel becerileri daha da geliştirilmiş sistemler ortaya çıkıyor.

Siri ile konuşurken ne düşünüyorsunuz? Google’ın otonom araçlarını da ilgiyle karşılıyorsunuz değil mi? Asimo’yu hala bir dönemin en büyük olaylarından biri olarak anabiliyoruz. Peki teknoloji ve yapay zeka bu hızla gelişmeye devam eder ve günün birinde Siri çileden çıkar, Google’ın otonom aracına Asimo’yu da alıp kendisiyle buluşmasını ve yolda karşısına çıkan tüm insanlara zarar vermesini söylerse ne olur?

Çok da yabancı olduğumuz bir kurgu değil aslında. Robotların ve yapay zekanın insanlığa karşı tehdit oluşturması, yapay zekaya sahip makinaların insanlığı sonlandırmaya karar verdiği The Terminator ve uzun süren bir savaştan sonra insanları birer batarya gibi kullanmaya başlayan makinalara karşı bir direnişin konu edildiği The Matrix gibi filmlerin işlemiş olduğu bir tema.Peki ya gerçek olursa? Buna karşı bi önlemimiz mevcut mu?

Yapay zeka konusunda Google sürücüsüz otomobilleri, İnsansız hava araçları, Apple Siri, Microsoft Cortana, Google Now, IBM Watson, IPsoft Amelia ve Asimo gibi bir çok gelişme mevcut ve halen de çalışmalar devam etmekte.

Tüm bu gelişmelere rağmen şu an için yapay zekayla her gün etkileştiğimizi söylemek zor. Robotlar hâlâ beceriksiz, günlük hayatımıza entegre olamadılar; ayakkabılarımızın bağcıklarını bağlamıyor ya da tırnaklarımızı kesmiyorlar. Ancak sensör teknolojisi, konuşma tanıma, bilgi arama ve diğerlerinde hızlı bir gelişme söz konusu.

Google’ın sürücüsüz otomobili yüz binlerce kilometre yol katetti. Ancak trafiğin yoğun olduğu bir yolda bir çocuğu ya da bir poşeti ayırabilecek mi, henüz belli değil. Pekiyi, ya bozulursa ne olacak? Bir kaza durumunda sorumlu kim olacak; araba mı, arabanın sahibi mi yoksa tasarımcı mı? Bu soruların yanıtı henüz bilinmiyor.

Peki insansız hava taşıtlarının askeri amaçla kullanımı konusunda garanti mevcut mu? Hedef kişileri bulup silahlarını onlara karşı doğrultup kullanıp kullanmama kararını kim verecek? Kişiyi öldürürse bunun ahlaki ve yasal sorumluluğu kimde yada kimlerde olacak?

Emin olduğumuz bir şey var ki; yapay zekanın tıbbi teşhisten cerrahiye, hukuktan muhasebeye kadar birçok alanda insanların işlerini elinden alacağı. Burada yine aynı soruyu tekrarlıyoruz: Ya işlerinde başarısız olurlarsa sorumlusu kim olacak?

Tüm bu yanıt bekleyen sorulara karşılık, toplumun bilgisayarlar tarafından giderek artan bir hızda dönüşüme uğrayacağı kesin. Peki Robotlar, aptal köleler olarak mı kalacaklar yoksa insana yakın yeteneklere sahip olacaklar mı? Onlara karşı sorumluluğumuz olacak mı? Sıkıldıklarında ya da üzüldüklerinde onları teselli edecek miyiz yoksa onlara ortada dolaşıp duran zombiler gibi mi davranacağız?

Uzmanlara göre, robot zekasının insan seviyesine gelmesi o kadar çabuk ve kolay olmayacak. Bazılarına göre 25 yıl, bazılarına göreyse imkansız. Son yapılan araştırmaya göreyse bu sürece daha 50 yıl var.

Bu konuyu daha çok konuşacağımız kesin. Kesin olan bir şey daha var ki; uzak gelecekte tüm bu konulara bakış açımızı insan beyniyle değil makine beyniyle değerlendirdiğimizde çok farklı noktalara ulaşacağız. Belki de evreni onların beyinleriyle çok daha iyi anlayıp ve analiz ederek dünyamızı değiştirebiliriz. Kim bilebilir?

 

yapay-zeka2
 

 

 

Yardımcı Kaynak: http://www.telegraph.co.uk/culture/hay-festival/11605785/Astronomer-Royal-Martin-Rees-predicts-the-world-will-be-run-by-computers-soon.html

Teknoloji Dünyası

Kas.29

İnterneti hızlandırmak için yeni teknoloji

İnterneti 100 kat daha hızlandıracak yeni teknoloji Li-Fi

Yeni bir kablosuz iletişim teknolojisi olan Li-Fi önümüzde ki aylarda görünebilir ışık iletişimi (Visible Light Communication – VLC) kullanarak yüksek hızda veri taşımayı hayatımıza getirecek.

Wi-Fi teknolojisine alternatif olarak geliştirilen yeni kablosuz bağlantı teknolojisi olan Li-Fi, ışık gücü ile internet aktarımı yapacak. Peki kısa bir zaman sonra hayatımıza girecek olan bu yeni teknoloji Li-Fi nedir ve nasıl çalışır?

interneti-hizlandirmak-icin-yeni-teknoloji1

Li-Fi 2001 yılında İskoçya’da bulunan Edinburg Üniversitesi’nde ki Harald Haas tarafından icat edildi. Önümüzdeki aylarda, görünebilir ışık iletişimi (Visible Light Communication – VLC) kullanarak yüksek hızda veri taşımayı hayatımıza getirecek. Bilim adamlarının ilk olarak 2011 yılında görücüye çıkardığı Li-Fi, özel olarak üretilmiş ve geliştirilmiş ampuller yardımı ile veri aktarılmasının mümkün olduğunu kanıtlamıştı. Geçtiğimiz yıllarda araştırmacılar laboratuvarda yaptıkları deneylerde Li-Fi kullanarak saniyede 224 gigabit veri aktarımı yapmayı başarmıştı.

Estonya’da yapılan denemelerde saniyede 1 GB veri transferi elde edildi bu şu anki ortalama Wi-Fi hızından 100 kat daha hızlı. Estonyalı teknoloji şirketi Velmenni’nin CEOsu Deepak Solanki yaptığı açıklamada VLC teknolojisini kullanacakları bir kaç farklı endüstriyel alanı pilot bölge olarak seçtiklerini dile getirdi.

Haas bu teknolojiyi ilk defa tanıttığında tek bir led ışıkla bir baz istasyonundan daha fazla veri transfer etti. Eğer laboratuvarda elde edilen saniyede 224 gigabit veriyi biraz daha açacak olursak bu yaklaşık olarak her saniyede 1.5 GB boyutunda 18 tane film indirebiliyorsunuz.

interneti-hizlandirmak-icin-yeni-teknoloji3

Teknoloji Dünyası