Oca.01

Lider ve yönetici arasındaki fark nedir?

Lider ve yönetici birbirine yakın gibi duran, hatta çoğunlukla birbirinin ikamesi olarak da kullanılan aslında birbirlerinden oldukça farklı iki kavramdır. Bu kavramların flu görüntüsü çoğunlukla  birbirlerinden rol çalarak daha karmaşık bir hale gelir. Lider vasıflı birini iyi bir yönetici olarak , ya da yöneticilik vasfı belirgin olan birini lider olarak tanımlamak yanlışlığına sıklıkla düşeriz. Aralarında görülemeyecek kadar ince çekilmiş çizgiden yahut flu görüntüden bu iki kavram eşanlamlı sözcüklermiş gibide görülmektedir.

Bu yazıda lider ve yönetici arasındaki farkı ortaya koyarak flu görüntüyü netleştirmek istiyorum. Öncelikle bu iki kavram eş anlamlı olmadığı gibi birbirinin ikamesi de değildirler. Şunu belirtmekte yarar görüyorum. Lider iyi bir yönetici olmayabilir, zaten olması da gerekmez. Fakat bir yönetici aynı zamanda liderlik vasıflarına sahipse yemeğin yanına konulan künefe gibidir. Yöneticinin liderlik boyutu etkili bir yönetim oluşturmasına önemli katkılar sağlayarak klasik yönetim anlayışının eksiklerini de giderir. Liderliği tanımlayan kavramlar; önderlik, başlatıcılık, etkileme, yenilik, değişim, dönüşüm, insan ilişkileri ve gönüllülük iken yöneticilik ile ilgili sık kullanılan kavramlar ; yetki, yürütme, otorite, kurallar ve statüko vb. kavramlardır.

Drucker’ a göre lider ile yönetici arasında 6 önemli fark vardır.

· Yönetici, bulunduğu alanı idare eder. Lider ise sizi yeni bir alana taşır

· Yönetici, karmaşa ile uğraşır. Lider, belirsizlikle uğraşır

· Yönetici, karar verir. Lider, hüküm verir.

· Yönetici işi doğru yapar. Lider, doğru işi yapar

· Yöneticinin dikkat ettiği verimliliktir, Lider, etkin olmaya odaklanır

·  Yönetici neler olduğunu görür ve duyar. Lider, hiçbir ses olmadığı zaman duyar, hiçbir ışık olmadığı zaman görür.

· Yöneticiye görevi veren şirkettir , lider, görevini izleyenlerinden alır

Kapitalizmin işleyişini anlatan lider ve yönetici rollerine ilişkin aslan ile karınca hikayesini bilmeyeniniz yoktur.

Küçük bir karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…

Çok çalışır… Çok üretir… Ve bunları keyif içinde yapardı.

liderPatronu aslan, karıncanın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün kârı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı.

Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü hamamböceğini işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece karıncanın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için örümceği işe aldı.

Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceğinin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve kârlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti.

Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için sineği işe aldı.

Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiriyordu.

Aslan, karıncanın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üst yöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü ağustos böceğini işe aldı.
Kendi rahatına ve keyfine düşkün ağustos böceğinin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabii ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı.

liderlik-dersiKarıncanın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekâna dönüşmüştü. Ağustos böceği, patronu aslanı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti.

Bunu üzerine, karıncanın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren aslan, üretimin ve kârlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü fark etti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir danışman olan baykuşu sorunu çözmesi için işe aldı.

Baykuş, karıncanın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı.

Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı.”

Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi.

Ve elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan karıncayı işten çıkardı…

Kıssadan hisse:

· Lider, insan odaklıdır; yönetici ise örgüt…

· Lider, başarı odaklıdır; yönetici ise kâr…

· Lider, yaratıcılığı özendirir ve ödüllendirir; yönetici, örgüte uyumu ve verilen talimatların yerine getirilmesini…

· Lider, “En çok hoşumuza giden insan kendimize benzettiğimiz insandır” anlayışının, “farklı olandan” yararlanmayı önlediğini bilen kişidir.

· Lider için hayatta en anlamlı kelime “biz”, en anlamsız kelime ise “ben”dir…

· Lider, insanların yalnız yaptıklarından değil yapmadıklarından da sorumlu olduklarını onlara telkin eden kişidir.

· Lider akıllı olmaktan çok o aklı yerinde kullanan insandır.

· Lider, hayat merdivenlerini çıkarken insanlara saygılı olmayı ve yardımlaşmayı önerir çünkü aynı merdiveni inerken onlara muhtaç olma olasılığı vardır.

· Lider, hiçbir başarının raslantısal ve kolay olmadığını bilen insandır.

· Lider, dev gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmanın gereğini bilen ve başkalarına telkin eden insandır.

 Yönetici işleri doğru yapar, lider doğru iş yapar.(W. Bennis)

Dipnot: Yazı içerisinde alıntı mevcuttur.

 

Girişimcilik

Ara.27

Kadın Girişimci Örneği Tülin Akın

İlk girişimcilik yazımda her hafta yazmaya çalışacam desemde aradan 1 ay geçmiş, Girişimcilik Hikayesi Seri -2 de Başarılı kadın girişimci Tülin Akın’dan bahsetmek istedim. Melis Dabaoğlu’nun Tülin Akın ile röportajından kesitlerle başlayalım.

”Mıncıklamadan domates mi alınır?” dediler

24 yaşındaki Tülin Akın, Türkiye”nin, tarım sektörü için oluşturulmuş ilk ve tek tarımsal e-ticaret platformu olan www.tarimsalpazarlama.net”in proje koordinatörü. Öğrenciyken başladığı projeyi ticari boyuta taşıyarak kendi içinde 12 kişiye istihdam yaratabilecek hale getirmiş. Bugün 6 binin üzerinde üyesi olan site her hafta düzenli olarak 27 bin kişiye, yeni işbirliği olanaklarını bildiren bir e-bülten ile ulaşıyor.

tulinakinİstanbul”da doğup, öğretmen bir ailenin çocuğu olarak eğitimini Anadolu”nun çeşitli okullarında tamamlayan Tülin Akın”ın hikâyesi, 2003 yılında Akdeniz Üniversitesi”ne bağlı Korkuteli Meslek Yüksek Okulu Tarımsal Pazarlama bölümüne girmesiyle başlıyor. Okuldayken, tarımsal üretim bölgelerine yaptığı ziyaretlerde tarım sektöründeki iletişimin çok ilkel koşullarda gerçekleştiğini görmüş ve www.tarimsalpazarlama.net platformunu hayata geçirmeye karar vermiş. Sektörün duyarsızlığına ve desteklemek yerine kösteklemesine rağmen projeyi Türkiye ve yakın ülkelerde duyurmayı başarmış. İsrail, Hollanda, Almanya, İspanya ve İtalya”dan gelen talep ve işbirliği imkânlarını site üzerinden duyurmaya başladığında projenin kırılma noktası gerçekleşmiş ve bilinirlik seviyesi oldukça yükselmiş.

Akın, bilgisayarla tanışmasını şöyle anlatıyor; “15 yaşımda liseden mezun olduktan sonra iki kez üniversiteyi kazanmama rağmen ailem beni okula göndermedi. Bilgisayarla ilk tanışmam 2000 yılında bir bilgisayar kursunda oldu. Bilgisayar programlarını öğrenmekle işe başladım, öğrendiğim her program bana yeni işlerle geri döndü. İnternetle de tanışmamla, dünyayı yeniden keşfettim. Aradığım, merak ettiğim her şeyi bulup, çok zor işlerin kolaylaştığını gördüm. Mesela ”kapı kapı iş aramak” deyimini internet yok ediyordu.” Bilgisayar öğrendikten sonra çalışma hayatına atılmış ve kendi parasını kazanıp, tekrar sınava girmiş ve üniversiteyi kazanmış Tülin Akın. Bu sefer kendi masraflarını karşılayabildiği için, ailesi maddi zorluk yaşamadan üniversiteye gidebilmiş.

”İnternet günahtır”

tarimsalpazarlamaVe Akdeniz Üniversitesi Tarımsal Pazarlama bölümünde okurken de internetin nimetlerinden yararlanmayı aklına koymuş. “Türkiye”de tarım alanında çok büyük bir pazarlama sorunu vardı. Tüm dünyada, pazarlamada aktif olarak kullanılan internetin bu yönde de kullanılabileceğini düşündüm ama yapacağım işin en büyük zorluğu, internet kullanımı çok az olan bir kesime internet projesi yapıyor olmamdı,” diyen Akın, bu alanda yeni internet kullanıcıları oluşturmak için ilgi çekmek zorunda olduğunu görmüş. Tabii bu arada bir ekip oluşturmuş, onu da internet aracılığıyla yapmış. “İnternete bıraktığımız bir ilan sayesinde programcımız Devrim Altınkurt”la tanıştık ve tam sekiz ay birbirimizi görmeden iş yaptık.

tulinakin-tarimsalpazarlamaBirçok arkadaşımız projeye evden çalışarak devam ediyor ve biz koordinasyonu internet üzerinden sağlıyoruz,” diyor. Bu arada Türkiye”nin belli başlı gerçekleri, ekibin yaşadığı en önemli sorunların kaynağı olmuş. İnternet kullanımının çok düşük olması, tarım sektörünün az tahsil görmüş kişilerden oluşması ve karar verici kişilerin internet kullanmaması, bunların belli başlıları. ”İnternet günahtır,” diyenler, ”Mıncıklamadan domates mi alınır?” diyenler olmuş. ”Bırak bu projeyi, gel bizde çalış,” diyen iyi niyetliler de çıkmış! Bütün bunları kulak arkası eden Akın, arkadaşlarıyla birlikte projesini anlatmak üzere pek çok fuara katılmış. Üretici bölge toplantıları gerçekleştirmiş, düzenli olarak bilgilendirme mesajları göndermiş, bıkıp usanmadan internetin mutfakta mikser kullanmaktan ya da çiftçi için traktör kullanmaktan daha zor olmadığını anlatmış. Şimdi birçok çiftçi onun bu uğraşları sonucunda ürünlerini internet üzerinden satıyor ve kendisine yarar sağlıyor. Tülin Akın, bu başarı öyküsünün arkasında ihtiyaca yönelik içerik hazırlamalarının, siteyi sıklıkla güncellemelerinin, vizyon çalışması yapmalarının ve çiftçileri yurt dışı bağlantıları ile tanıştırmalarının olduğunu söylüyor.

Tülin Akın hakkında yeterince bahsedemezsek de  Tarımsalpazarlama.com ‘un girişim öyküsünden yeterince bahsettik. Türkiye de değerli kadın girişimcilerin çoğalması temennilerimle girişimcilik hikayesi seri 2 yazıma noktayı koyuyorum.

 

Girişimcilik

Kas.29

Girişimcilik Hikayesi Asya Lale

Girişimcilik üzerine ilk kez yazı yazmaya yelteniyorum. Başarabilirsem seri haline getirip her hafta 1 girişimcilik öyküsünü dilimin döndüğünce anlatmaya niyetlendim.

Girişimcimiz Ali Yetgin, Konya’nın İçeriçumra Kasabası’nda doğmuş büyümüş.Hikayemizin yeri ise Konya’nın İçeriçumra ilçesi, İçeriçumra’da genellikle pancar, buğday, arpa, kavun gibi şeyler ekilir, yıllardan beri bu değişmez. Herkes babadan oğula bunlarla büyüyor.
Ali Yetgin, yıllarca devlet kuruluşlarının alt yapı müteahhitliğini yapmış. 1996 yılında Hollanda’ya yaptığı bir iş seyahatinde şans eseri gördüğü lale tarlaları ilgisini çekiyor, Hollanda’ya ilk lalenin Selçuklular zamanında bizim topraklarımızdan gittiğini öğreniyor. Selçuklu’nun başkenti Konya, o zaman düşünüyor ve kararını veriyor. Toprak, su, güneş, insan hepsi biz de var diyerek başlıyor işe.

İlk başta işler umduğu gibi gitmiyor, Konya’daki iklim nedeniyle laleler oldukça geç açıyor. Araştırmaya başlıyor, bir yerde hatamı yaptım diye. Konya’nın iklimi ve toprağı gayet uygun ama turfanda yetiştirmek için uygun değil. Lale, Konya’nın soğuğunu, güneşini ve bol mineralli toprağını seviyor.

Daha sonra 4 çeşit lale ve 1 milyon lale ile Çumra’da işe başlıyor. 1 milyon lalenin başında bekleyip, milletin laflarını göz ardı edip sonunda başarıya ulaşıyor. ” Bu adam delirmiş çiçekle uğraşıp duruyor, kendi batacak olan çoluğuna çocuğuna olacak  ” gibi yüzlerce söze gögüs gerip başarıyı elde etmek bence gerçekten girişimciliğin şartı.

Eğer Ali Bey; Pancarı, buğdayı devlet alır elimde kalmaz. Çiftçi için bu garantidir demiş olsaydı her yıl devlet pancara otuz kuruş daha fazla verir mi diye haber bültenlerini izlemeye mahkum olacaktı.

ali-yetgin-asyalaleŞu anda lale üretimi konusunda dünyada bir numara olan Asya Lale Şirketi Hollanda’ya lale ihraç ediyorlar.Asya Lale firması, 1998 yılından bu yana Konya’da lale ve diğer soğanlı bitkilerin üretimini yapıyor.

Türkiye’deki en büyük soğanlı bitki üreticisi olan firma, yaklaşık 6 bin metrekarelik soğuk hava deposuna sahip, 400.000 metrekare alanda, 80 farklı çeşit ile 60.000.000 lale üretiyorlar.

Firma, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere çok sayıda belediye ve özel sektör için soğanlı bitki üretiyor.

Her girişimcinin karşılaştığı gibi Ali Beyi eleştirenler halen pancara gelecek 30 kuruş zammın haberi için haberleri izlemeye devam ediyor.

Bu arada Asya Lale firması internet girişimciliğini de ellerinde tutarak alanlarında lider olmayı başarmışlar. Google’da lale siparişi kelimesinde ilk sırada yer almaktalar.

Lale Siparişi – www.lalesiparisi.com

Firma hakkında bilgi için www.asyalale.com

Unutmamak gerek ki gerçek girişimci, girişim ışığını görüp risk alabilendir.

 

Girişimcilik