Eki.23

Kartondan Hikayeler

Kartondan Hikayeler

Uzun zamandır yazamayışıma kızgın bir tavırla başladım yazmaya, bu sefer yine bir hikayeye girişmek istedim ve dokundum klavyemin tuşlarına..

Bisikleti durdurmuş bir çöp tenekesinin kenarında duran karton kutulara baktı. Elindeki mavi renkli maket bıçağını eline aldığı bir mukavva kutuya sürttü.

  • cilet mübarek! Cilet. Bu gün iyi günümdeyim. Bunları bir de elli kuruşa okut bilirsem? ,

Şehrin ışıkları yolları arabaların kaportalarını aydınlatıyordu. Adam kasketli idi. Yüzündeki sakalı kaşınıyor, kaşımak zorunda kalıyordu. Kartonları kesip istif etti. Silifke sakindi bugün. Bir köpek dilini sarkıtarak durdu. Çöp tenekesini kokladı. Arka ayağını kaldırıp tenekenin yanına işedi sonra koşar adımlar la yürüdü. Adam topladığı kartonları kesip istif ediyordu. Bir otomobil son ses müziğini açmış son sürat geçti gitti. Uzak caddelerden birinde penceresi sokağa açık evden bir karı koca kavga ediyordu haykırarak. Sonra elindeki kartonları özenli bir şekilde bisiklete yükledi. Başka bir sokağa yöneldi adam sonra. Bu sokakta bu sefer birkaç karton, yarısı kesilmiş pet şişe yarı içilmiş bira şişeleri görünce daha bir ışıldadı gözleri. Bunları ayrı bir poşete koymuştu. Yüzü bir memnuniyet ifadesi ile aydınlandı. İleride karşıda bir genç cebinden bir kibrit çıkararak avuçlarının arasında yaktı. İleride bir ara sokakta bir polis arabası yavaşlayıp, ışıklarını duvarlara yansıtıp kayboldu gitti.

Bir adam içmiş, karanlık gölgesi ile yalpalayarak yürüyüp o biçim ana avrat küfür ederek haykırdı. Sonra gelip bir çöp tenekesine kustu. Adam hala toplamaya devam ediyordu. Az ilerisin de iki sevgili bir sokak lambası altında öpüşerek ayrıldı. Koltuğunun arasında gazetesi ile yürüyen bir adam çöp tenekesinin yanında durup elindeki bir tomar işe yaramaz kâğıtları çöp kutusuna attı, Sonra ağırca ilerledi. Adam tekrar kaşıyarak sakalını gazete atılan çöp kutusuna yanaşarak atılan kâğıtları alıp sepete attı. O çöp tenekesinin hemen dibinde ki evin ışıkları yandı. O demin ki çöp tenekesine gazete kâğıtları atan adamın evi idi. Adam sokağa bakan odada sokağa bakan bir pencerenin kenarında koltuğa oturdu. Televizyonu açtı. Karton toplayan adam pencereye yanaştı. Haberleri daha iyi duymak için.

“Yeni yasa mecliste kabul edildi” Adam pencereden çekildi. Büyük bir kartonu kesmeye başladı. Derken bir resim, evet bir tablo parçası geçti eline. Sağ alt köşesinde imza görünmüyordu. Kirli elleri ile aldı. Eve doğru yol almıştı. Yanında çok yemiş te karnı şişmiş bir kurbağayı andıran bisikleti ile. Her zaman ki durdurduğu yere durdurdu bisikletini. Evin köhne kapısını aralayıp karalık bir sahanlıktan içeriye geçti. Karanlık bakımsız evin mutfağına geçti. Çaydanlığa bir su koyup çay pişirmeye başladı. Çaydanlık kaynarken ki çıkardığı sesi çıkardı. Bulduğu tabloyu eline alıp uzaktan baktı. Eskiden bir ressam olan adam birden heyecanlanıp o eski sergi açtığı şaşağalı dönemleri hatırladı.

Kocaman bir sergi sarayı görüntüsü hatırladı.  Adam bir kenarı oturmuş seyircileri bekliyordu. Ama adam resimleri ile kimsenin ilgilenmediğini his edince utandı tiksindi. Ve bir daha resim yapmayacağım kararı aldı.

Yazar: Aziz  Şimşek

Hikayelerim
Share this Story:
  • facebook
  • twitter
  • gplus

About Aziz Şimşek

90 lı yıllarda Mersin’de doğmuşum, Teknolojiye merakım küçük yaşlarda web tasarıma duyduğum ilgi ile başladı.Bu ilgim daha da katlandı Web Programcılığı, Arama Motoru Optimizasyonu ( Seo ), Dijital Pazarlama, Sosyal Medya Yönetimi, Grafik ve Reklam sektörlerine giriş yaptım. Şu anda Sakarya Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Lisans öğrencisiyim.

Bir Cevap Yazın

Comment